Kajillionaire

Kajillionaire
Me and You and Everyone We Know'un yönetmeni Miranda July üçüncü uzun metrajı Kajillionaire ile yeniden eksantriğin dokunaklılığına temas ediyor, onun bol köpüklü şeker pembesi yüzeyinin altında sızdıran ve sızlayan yaralarına dokunuyor. Kajillionaire'in günü kurtarmak için çalıp çırpan kıt kanaat bir ailenin gündelik arakçılık ve üçkağıtlarından derlediği trajikomik talihsizlikler dizisi derinlemesine kişisel olan bir şeylerin çevreyle yaşadığı has ve hassas uyumsuzluğu örtbas etmeye çalışıyor ama nafile. Tüm bu antisosyal gırgırın garabetinde acı bir yalnızlık çeken bir gariban var, asıl dolandırıcılığın manen yaşandığı gerçeğiyle yüzleşti yüzleşecek. Büyüyüp nihayet kendi olmak üzere o, yeniyetmelik ile yetişkinlik arasında sıkışmışlıktan kurtulmak üzere, içini açmak istediği vakit önünde hiç kimsenin ve hiçbir şeyin duramayacağını keşfetmek üzere. Kajillionaire ipliğini pazara çıkardığı ailenin kuruluş olarak bir illüzyon, bir el çabukluğundan ibaret olduğunu ve önünde sonunda herkesin kendi yoluna gitmesi gerektiğini söylüyor. Bunu insanı bilumum duygusal gelişime ve etkileşime kapayan yakınlık korkusunu alt edip hayatın biricikliğini kutlayarak yapıyor çekinmesizce savunmasız bir hâlde. Hem illa bir şeyin suç ortaklığını yapacaksak diyor, sevgininki yapalım. O da bir çeşit hırsızlık değil mi, almak ve vermek suretiyle bir tarafın ister istemez hep kâr gözettiği hani? Duygunun tabiatı sahtekâr zaten, tuhaf, yaban. O yüzden ya avuntular arasında yoksunluk tüm içler acısılığıyla cana yakın hissettiriyor bu kadar. İnsan ailesinden görmese de bir gün bir yerde bir sevdicek buluyor bulmasına ama her daim bir şeylerin eksikliğiyle başa çıkması gerekiyor, hep bir bedel ödüyor. Kişi yakınlık, anlayış ve münasebet üzerinden en değerli bağını öncelikle kendisiyle kurmak zorunda kalıyor ki sonra başkalarına sıra gelsin. Sevmek de sevilmek de kolay değil.
Yıl: 2020
Yönetmen: Miranda July
Senaryo: Miranda July
Süre: 104 dk
Oyuncular: Evan Rachel Wood, Gina Rodriguez, Debra Winger, Richard Jenkins, Mark Ivanir
Linkler: 
    

 Yorum Gönder